Bosna’da Ramazan Günleri

Onbir ayın sultanı Ramazan her ülkede olduğu gibi Bosna’da da sabırsızlıkla beklenir. Ramazanın habercisi¸ başka bir deyişle müjdecisi olan kandiller¸ belki de bir ön hazırlık gibidir.

Onbir ayın sultanı Ramazan her ülkede olduğu gibi Bosna’da da sabırsızlıkla beklenir.
Ramazanın habercisi¸ başka bir deyişle müjdecisi olan kandiller¸ belki de bir ön hazırlık gibidir.
O günlerde şehir¸ hazırlanan etkinliklerle¸ özellikle medrese öğrencilerinin büyük camilerde yaptıkları programlarla renklenir.

Ardından artık beklenen ay gelmiştir. İlk gün çok heyecan doludur. Müslümanlar¸ her yerde adet olmadığı biçimde¸ selamlaşma Bosna´da Müslümanların arasında çok yaygındır. Bu selamlaşmaya bir de Ramazan tebrikleri eklenir. “Müslümanın Müslümana sadakası olan hafif gülümsemeyle” özellikle ilk günlerde farklı bir heyecan vardır…
Köşe başlarında satıcılar vardır…
Önünden geçerken kokusuna doyum olmayan¸ iftar için alınan somun¸ (Ramazan pideleri) vardır. Allah-u Teala’nın¸ onbir ayın sultanı dediği Ramazan sadece iftar hazırlıkları ve bu sokak sohbetleriyle sınırlı değildir elbet…
Mahalle arasındaki küçük camilerde sabah namazları öncesi veya sonrası mukabeleler vardır. Merkez camilerde ise Bosna’nın ünlü imamlarının okuduğu ikindi namazı sonrası mukabeleleri vardır. Her kesimden insanlar gelir. Küçüğü büyüğü¸ genci yaşlısı¸ bayanı erkeği tek yürek her gün gelir¸ hatimlerini imamlar eşliğinde okurlar…
Kimisi iş¸ kimisi okul¸ kimisi de evdeki işlerinden dolayı belki bu etkinliklere katılamıyordur ama kesin akşam için bir program yapılmıştır…
Her camide teravih kıldırılır. Bunu da imamlarımızın kimisi normal kıldırırken kimisi hatimle kıldırır. Merkez camilerinde kış veya yaz fark etmez heryer tıklım tıklımdır…

İftarlara gelince; belki de en renkli görüntü namazlarımızdaki saflardan sonra masalarımızdadır… Ramazan somunlarının olduğu¸ çeşit çeşit yemeklerin yapıldığı sofralar vardır…
Ama herkes elinden geldiği kadar birisini misafir etmek ister…
Ramazanda herkes bir yerlere davetlidir…
Akşam namazı öncesi telaş artar. Rabbinin rızası ile oruç açma telaşıdır bu.
Ve artık ilk günlerinin geçmesi¸ Ramazanın heyecanını yitirdiği anlamına gelmez.
Belki de Ramazanın heyecanına yavaş yavaş alışmak denebilir. Artık biliriz ki her köşe başında ya birisi somun satıyordur¸ ya da mukabeleniz vardır bir camide…
Aksam öncesi telaş vardır¸ iftar programları vardır¸ ardından teravihler¸ teravih sonrası kahve sohbetleri…
Ve artık Ramazan yarılanmış hatta yarıyı geçmiştir. Bin aydan daha hayırlı olan ve Rabbimizin bize gönderdiği Kur’an-ı Kerim’in indiğini günün saklandığı son on gün gelmiştir. Artık o alıştığımız heyecan son doruk noktasına ulaşır. Arada teravihleri kaçıranlar ve işleri yüzünden oruç ve günlük namazlar dışında hiçbirşey yapamayanlar da bu son on günde diğerlerine karışırlar…

Ve bu son on gün itikâf günleridir…

Evlerde¸ iş yerlerinde¸ okullarda sorumlulukları nedeniyle dünyalık telaşlara kapılan her insan Rabbiyle baş başa kalacağı yer arar. Tam bu sırada Kral Faht Camisi arayışın sancılarını dindirmek için tüm güzelliğiyle Müslümanlara kucak acar.
Son on gün için orda gece namazları düzenlenir¸ artık cami önü gece yarısı gündüz gibidir.
Saf saf cemaat olur¸ bayan erkek isteyen itikafa girer¸ bu ilk günler bir iki derken son üç gün sayıları artar ve son artık üç gün çok kalabalık olmuştur…
Belki bu kalabalık¸ dünya genellemesi yapıldığında küçük bir gruptur ama Bosna için yeterli bir çoğunluktur. Ve gece namazlarının süslediği son on gün¸ herkes maksimum vaktini ibadetler için ayırmaya çalışır. O üzerlerindeki tembellik gitmiş yerini “Rabbimin rızasını nasıl kazanabilirim” düşüncesi almıştır. Fakirler tespit edilmiş¸ sadakatu-l fıtr için hazırlık yapılmıştır… Tabii bunun yanısıra Ramazanı bitirme hüznü¸ bayramın sevinci vardır.

TheMen