İftar sofraları¸ 'israf sofraları'na dönüşmemelidir

Mehmet Emin Ay: 'Bizden istenen¸ oruçla fakir-fukaranın sıkıntısını hissedebilmektir. İftarlarımız bize ayrı bir ihtişam sunuyorsa burada o manevi istifadeyi elde edemeyeceğiz demektir.'

Onu önce kadife sesiyle tanıdık. Her dinleyişimizde bizleri alıp kutsal topraklara götürdü. Uludağ Üniversitesi'nde ilahiyat profesörü olan Mehmet Emin Ay¸ sanatçılığının yanı sıra akademisyen kimliğiyle de İslam dünyasına hizmet eden bir alim. Kısa süreliğine Bursa Müftülüğü de yapan Mehmet Emin Ay'la¸ Ramazan ayını Peygamber Efendimizden örneklerle konuştuk.

Ramazan ayını nasıl idrak etmeliyiz¸ Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Ramazan ayını nasıl idrak ederdi?

Her konuda bize örnek olan sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) aslında Ramazan ayına¸ daha üç ayların girişiyle birlikte hazırlık yapar¸ dualarıyla Ramazan'a ulaştırması için Rabbine niyazda bulunurdu. Ramazanla birlikte ibadetlerini arttırır¸ ancak son on gece¸ tabiri caiz ise ibadet için paçaları sıvar¸ gecelerinin tamamını ibadetle ihya eder¸ ev halkına da bu son on geceyi ibadetle ihya etmeleri tavsiyesinde bulunurdu. Medine'ye hicretten sonra son on yılının Ramazanlarında son on günü mutlaka itikâf'a girmek suretiyle ibadetle geçirmişti.  Yine günümüzde “mukabele” okumak adıyla Ramazan ayında hatim okunması da Peygamberimizin döneminden kalan bir güzel gelenektir. Çünkü Peygamberimiz ile Hz. Cebrail'in birbirlerine Kur'an okuduklarını da biliyoruz.  O halde Peygamber Efendimiz¸ Ramazan'ı oruçla¸ namazla ve Kur'an okumakla; son on gününü de itikâfa girerek dolu dolu yaşardı diyebiliriz.

Günümüzde yaşanan ramazanlar daha coşkulu


Ramazan ayıyla ilgili unutamadığınız bir anınız veya hatıranız var mı?

İki hatıramdan söz edebilirim. Birincisi: Bir Ramazan akşamında Kâbe- i Muazzama'nın karşısında oturmuşken¸ kendisiyle tanıştığım ve Ortaasyalı olduğunu öğrendiğim Enver isimli bir gencin¸ Türk olduğumu öğrenince bana¸ “Mehmet Emin Ay'ı tanır mısınız” diye sormasıdır. Kendisine bunun sebebini sorunca¸ “Kur'an'ı onun kasetlerinden dinleyerek öğrendim” demişti. Milyonlarca insan içinde o gencin sizin karşınızda sizi size sorması çok garip bir tecelliydi benim için. Ne söyleyeceğimi şaşırdım doğrusu. Ona dedim ki: “Sorduğun kişi karşında duruyor” şaşırdı ve haklı olarak inanmadı. Fakat “pasaportunuza bakabilir miyim” demeyi de ihmal etmedi. Çıkardım pasaportumu gösterdim. Duygulandı¸ gözleri doldu ve hızla kalkıp yanımdan ayrıldı. Birkaç dakika sonra iki arkadaşıyla beraber yanıma geldi.  Kucaklaştık ve beni onlarla da tanıştırmak istediği için böyle yaptığını söyledi. Doğrusu bir Ramazan hatırası olarak bu anımı hiç unutamam! İkincisi ise: Geçen yıl¸ bir sahur programında Ayasofya Camii'nde okuduğum Kur'an-ı Kerim tilaveti esnasında hissettiklerim benim için son derece önemli hatıra olarak hafızamda duruyor. Caminin içindeki kubbe akustiği sizi adeta sarıp sarmalıyor ve size farklı bir duygu yaşatıyor. Bu anımı da unutamadığımı söylemeliyim.

Geçmiş Ramazanlarla¸ şimdiki Ramazanları karşılaştırdığınızda sizce ne gibi farklılıklar var?

Şu an 50 yaşındayım. Bundan yaklaşık 40-45 yıl önceki Ramazanları da hatırlıyorum. Çocukluk yıllarım¸ -herkes gibi- benim için de nostaljik bir değer taşır elbette. Ancak doğrusunu söylemek gerekirse¸ bundan 30-40 yıl önceki Ramazanlar ile şimdiki Ramazanları karşılaştırdığımda¸ günümüzde yaşanan Ramazanların daha coşkulu ve daha toplumsal nitelikli olduğunu söyleyebilirim. Demem o ki¸ eski Ramazanlar belki ferdi olarak güzelliklerle doluydu ama topluma mal olması bu kadar güçlü değildi. Özellikle¸ bundan 10-15 yıl önce başlayarak günümüze kadar gelen süreçte¸ yerel yönetimlerin Ramazan ayına gösterdikleri hürmet ve verdikleri kıymet doğrultusunda¸ insanlara hizmet olarak yansıyan ve topluma “Ramazan'ın farklılığını” yaşatan çalışmaları sayesinde günümüzdeki Ramazanların¸ benim yaşadığım eski Ramazanlara nazaran daha çok olumlu özellikler taşıdığını düşünüyorum.

Ramazan ayında çalışanlar için tavsiyelerinizi nelerdir?

Yaz aylarına denk gelen Ramazanların¸ sıcak ve uzun günlerde oruç tutulacağı için çalışanlar açısından bir takım zorlukları olduğu düşünülebilir. Ama şunu bilelim ki¸ “Allah kulları için hep kolaylıklar diler¸ onlar için zorluk istemez” (Bakara sûresi¸ 185. ayet). Dolayısıyla oruçla birlikte Allah kolaylığını verecektir ve vermektedir de… Ben burada özellikle işveren ve amir durumunda olanların maiyetleri altında çalışanlara¸ Ramazan ayında kolaylık sağlamalarının çok büyük sevap olduğunu söyleyebilirlim. Öte yandan¸ elimizdeki imkanlar doğrultusunda Ramazan'a özel program yaparak hayatımızı düzenlememiz de kul olarak bizi Rabbimiz katında değerli kılacaktır. Mesela¸ çalışan bir kardeşimizin¸ Ramazan'ın feyiz ve bereketinden daha fazla istifade edebilmek için yıllık iznini Ramazan'a denk getirmesi¸ güzel bir kulluk örneğidir diyebiliriz.

Tuttuğumuz orucu bütün azalarımıza tutturmaya çabalamalıyız

Son olarak¸ Ramazan ayını faydalı geçirmek isteyen okuyucularımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bize uygulanabilir bir din ile gönderildi. Ramazan'ı¸ biraz önce aktardığımız üzere¸ O'nun yaşadığı gibi yaşamamız yeter diyebiliriz. Tuttuğumuz orucu sadece midemize değil bütün azalarımıza tutturmanın çabası içinde olmalıyız. O zaman oruç bizi olgunlaştıran¸ bize kalkan olan bir niteliğe kavuşur. Deyim yerindeyse biz ona gereken değeri verirsek o da bizi koruyan değerli bir kalkana dönüşür. Öte yandan¸ Ramazan'ın bir paylaşma ayı olduğunu unutmamak icab eder. İftarlar vermeli¸ davetlere icabet etmeliyiz. Yalnız unutmamak gerekir ki¸ irademize hakim olduğumuz oranda oruçtan istifade etmiş olacağız. İftar sofraları “israf sofraları”na dönüşmemelidir! Bizden istenen¸ oruçla fakir-fukaranın sıkıntısını hissedebilmektir. İftarlarımız bize ayrı bir ihtişam sunuyorsa burada o manevi istifadeyi elde edemeyeceğiz demektir. Son on günde itikâf sünnetini elimizden geldiği kadarıyla ihya etmeye çalışmalıyız. Yine Kur'an okumak ve teravihlerle-teheccüdlerle Rabbimize bizi yaklaştıracak secdelerimizi çoğaltmalıyız. Varlık sahibi insanların zekâtlarını bu ayda hesap edip vermeleri de sevaplarının katlanması anlamına gelir. Cenab-ı Mevl⸠cümlemizi rızasına uygun amellere muvaffak eylesin.

Röportaj: Eser Gedik – Milli Gazete