Kadir (Selam ve Selamet) Gecesi

...Yeryüzünü fesat ve cehaletten kurtarıp ebedi saadete ulaştırmak üzere tek kurtarıcı nizam olarak gelen Kur’an’ın inmeye başladığı böyle bir gece gafletle geçirilemez...

İslam;

İnsanı kurtarmak¸ inasını faziletli bir hayata yükseltmek¸ insana adaleti¸ hürriyeti¸ eşitliği¸ İnsan olmanın şeref ve haysiyetini öğretmek¸ bütün insanlık alemine Rabbani bir nizam ve Rahmani bir düzen vermek için gelmiştir.

İslam;

Karanlığı söküp¸ kainatı ilahi vahiyle aydınlatmak için gelmiştir.

İslam;

Yeryüzüne hakim olmuş Allah’a isyanla dolu küfür saltanatlarını yıkıp “mü’min lerin kardeşliğini” haykırmak için gelmiştir.

İslam;

“Tevhid sancağını” iki cihan semalarında ebediyen dalgalandırmak üzere gelmiştir.

İslam;

İman ve ahlak zafiyeti yaşamış¸ adeta karanlığa gömülerek manen ölmüş ruh ve gönülleri yeniden “hak” ile diriltmek için gelmiştir.

İslam;

Uyuşukluk ve cehalet perdelerini “oku” emri ile yırtmak üzere gelmiştir.

İslam;

“Alemlere rahmet” olarak gönderilen Hz.Muhammed Mustafa (sav) efendimizin risaleti ile birlikte Kur’an ile gelmiştir.

İşte mukaddes dinimizin şerefli gecelerinden biri olarak bildirilen Kadir gecesi¸ bu gelişlere sahne olan¸ mübarek¸ mukaddes¸ faziletli¸ nurlu¸ hayırlı ve huzurlu bir gecedir.

İsmini yine Kur’an dan kendisi hakkında bilgi verilen kadir suresinden alan kadir gecesi hakkında bakınız Rabbimiz kadir gecesinin hayır ve faziletini nasıl ifade buyuruyor;

“Gerçek biz onu (kur’an-ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (şeref ve faziletini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Onda melekler ve ruh (Cebrail as.) Rabb'lerinin izni ile her bir iş için (yeryüzüne) iner de inerler. O (gece) tan yeri ağarıncaya kadar selam ve selamet gecesidir.”

Görüldüğü üzere Rabbimiz kadir gecesinin şeref ve faziletlerini Kur’an-ı kerimde açıkça bildirmiş İmanlı gönüllerin uyanık kalmalarını işaret buyurmuşlardır şöyle ki;

-İnsanlığa¸ düşüncede¸ ahlakta¸ imanda¸ ibadette dünya ve ahrete ait hükümlerde en üstün nizamı getiren Kur’an-ı Kerim nuruyla kadir gecesinde yeryüzünü aydınlatmaya  başlamıştır. Yeryüzünü fesat ve cehaletten kurtarıp ebedi saadete ulaştırmak üzere tek kurtarıcı nizam olarak gelen Kur’an’ın inmeye başladığı böyle bir gece gafletle geçirilemez.

-Kur’ani ifade ile bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinde yapılan ibadet ve taat¸ dua ve niyazlar elbette diğer gece ve zaman dilimlerinde yapılanlardan daha sevap ve faziletlidir.  Günah ve hatalardan arınmak için adeta ganimet mesabesinde büyük bir fırsat olan bu gece dalgınlıkla kaçırılıp es geçilemez bir öneme sahiptir.

-Kadir gecesinde Cebrail (as) ve melekler Rablerinin emri ile yeryüzüne inerler ve ibadet eden mü’minleri selamlar¸ onların ibadetlerine iştirak eder¸ onları tebrik ederler. Yeryüzünün büyük bir ibadethaneye dönüştüğü¸ meleklerin mü’minleri selamlayıp ibadetlerine iştirak edip tebriklerini sundukları böyle bir gecenin nasibinden mahrum kalınamaz.

-Kadir gecesi ta fecr’e kadar devam eden bir selam ve selamet gecesidir. Tevbelerin kabul¸ duaların makbul olduğu¸ Allah’ın Rahmet ve mağfiretinin kainatı sarıp¸ kuşattığı bu gecenin feyiz ve bereketinden uzak kalınamaz.

O halde Allahın Rahmet ve mağfiretinin kainatı kuşattığı¸ meleklerin yeryüzüne dağılıp mü’minleri selamladığı¸ ibadetlerine iştirak ettiği¸bu selamet gecesini nasıl değerlendirmeli ve ihya etmeliyiz.

 İşte bu geceyi nasıl ihaya edeceğimize dair bize örneklik teşkil edecek peygamber hayatından sünnetinden ve hadisinden bir kesit…

 Hz.Aişe (r.anhüma) bu geceyi ihya hususunda:

 -Ya Rasulullah¸ Kadir gecesine rastladığım zaman ne diyeyim? Deyince…

 Efendimiz:

 -Ey Allahım¸ sen affedicisin¸ affetmeyi seversin¸ beni de affet. (tirmizi¸nesei¸ibni mace) diye dua et buyurmuşlardır.

 İşte bu nedenle bu gece Rabbimize bol bol dua ve niyaz etmek¸ günah ve hatalarımızdan pişmanlık duyarak tevbe-i nasuh ta bulunmak¸ Allah’ın kelamını çokça okuyup¸ ismini zikretmek¸ ciddi bir nefis muhasebesi yapıp¸ yaratılış gayemizin ve kulluğumuzun gereklerini yerine getirme noktasında ilahi vahye çok daha samimi ve içten bir yaklaşımla yönelmeyi dilemek ve bu noktada atacağımız adımlara karar vermek gerekmektedir.

 Alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz efendimiz bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

 “Kim Kadir gecesini imanlı bir gönülle¸ve sevabını yalnız Allahtan umarak ihya ederse¸ geçmiş günahları af ve mağfiret olunur.” ( Buhari¸ Müslim¸ Tirmizi¸ Nesei)

 Evet bir taraftan kadir gecesinin¸ feyiz ve bereketiyle buluşmanın heyecanını yaşarken gönülerimiz¸ diğer taraftan ilahi rahmet ve mağfiretiyle bizlere huzur bahşeden Ramazan ayının biteceğinin hüzünlü hicranını da yaşamaya başladık.

 Teravihleri¸ iftarları¸ sahurları¸ sosyal yardımlaşma ve fakirleri gözetme duygularının artmasına vesile olan¸ kuruyan gönül pınarlarımızı yeniden harekete geçirip rahmetiyle yüreklerimizi kuşatan günleri geride bırakmanın hüznü içindeyiz. Ancak gaye gidene üzülmek değil gideni kendimizden memnun ve hoşnud olarak gönderebilmektir. Ömrümüz vefa ederse Rabb’imizin izni ile daha nice ramazanlara ve kadir gecelerine ulaşacağız.

 Öyle ise:

Ramazan ayını kendimizden menun edecek amellerde bulunarak Allahın rızasını kazanmayı hedefleyip¸ bahtiyar kullar olmaya gayret edelim. Daima Kur’anın gölgesi altında yaşayıp bu ayda temizlediğimiz ruh ve gönüllerimizi yeniden kirletmeyelim. Kalblerimizde Allah sevgisinin ateşini yakarak Kadir gecesini en güzel şekilde ihya edelim.

 Rabbimiz bizlere Kadir gecesinde indirdik dediği kur’anın gölgesi altında yaşayıp¸ kendisine kul olma noktasında gayretler içerisinde olmamızı¸ içinde bulunduğumuz Ramazan ayını ve idrak edeceğimiz Kadir gecesini kendi rızasına en uygun ve en güzel bir şekilde ihya edip  feyiz ve bereketlerinden istifade etmeyi nasip eylesin.

 Bu vesile ile hassaten tüm İslam aleminin (idrak edeceğimiz) kadir gecelerini tebrik eder ve en güzel bir şekilde ihya etmelerini Rabb’im(iz)den dilerim…

Selam ve dua ile¸

Fi emanillah.

Ramazan Açıkel / RamazanRehberi.Com