Oruç Keffareti

Oruç kefareti¸ Ramazanda bir özür bulunmaksızın belli şartlar içinde orucunu bozan bir mükellefin¸ Müslüman veya gayr-i müslim bir köle veya cariye azad etmesidir.

Kefaret¸ lügat deyiminde gidermek ve örtmek manasındadır.
Allah¸ bazı kusurları ve günahları birtakım vesilelerle bağışlayıp örttüğünden bu vesilelerden her birine “Kefaret” denilmiştir.

Oruç kefareti¸ Ramazanda bir özür bulunmaksızın belli şartlar içinde orucunu bozan bir mükellefin¸ Müslüman veya gayr-i müslim bir köle veya cariye azad etmesidir.
Buna gücü yetmiyorsa¸ arka arkaya kesinti yapmaksızın iki ay oruç tutar.
Buna da gücü yetmezse altmış fakire (sabah-akşam) yemek yedirir.

Oruç kefareti böyle yemek yedirmekle olabileceği gibi¸ yiyeceği aynen verip temlik etmekle de olur.

Oruç kefareti¸ oruç tutmak suretiyle olunca¸ bunda kesintisiz arka arkaya tutmak şarttır.
Onun için bu oruca başlayan kimse¸ ara vermeden iki ay oruç tutar.
Eğer daha iki ay dolmadan herhangi bir sebeble orucunu bozarsa¸ yeniden iki ay oruç tutmaya başlar.
Bundan kadınların lohusa halleri değil de¸ âdet halleri müstesnadır.
Geçirecekleri âdet günleri kesinti sayılmaz.
Çünkü bu halden kurtulmak kadınlar için mümkün olmayacak derecede zordur.
Ramazan orucunun veya muayyen bayram günlerinin araya girmesi de¸ kefaretin arka arkaya olmasına engeldir.